16 Nisan 2020 Perşembe

KATSUSHİKA HOKUSAİ: JAPON SANATININ "BÜYÜK DALGA"SI

Kanagawa Açıklarında Büyük Dalga, Katsushika Hokusai (25.7-37.9 cm)



      Resimde de gördüğünüz Katsushika Hokusai'nin Büyük Dalga (The Great Wave) olarak da adlandırılan Kanagawa'daki Dalga Altında (Under the Wave of Kanagawa), dünyadaki en ünlü sanat eserlerinden biridir. Muhtemelen birçok yerde görmüşsünüzdür bu resmi. Biblolarda, duvar kâğıtlarında, tişörtlerde vb. Ancak tarihi bir resim olduğunu ve Avrupa sanatını etkilediğini biliyor muydunuz?

      Ressamdan başlayalım. Katsushika Hokusai, 1760 yılında Japonya'nın Edo kentinde (bugünkü Tokyo) doğdu ve 1849’a yaşamını sürdürdü. Bir ayna üreticisi olan mütevazı bir ebeveynin oğluydu. Bir eğitimi yoktu. On iki yaşına geldiğinde kısa bir süre bir kitapçıda çalıştı. Daha sonra bir tahta oymacılığında çırak olarak çalıştı. Çalışırken pek çok pratik yapma imkânı buldu ve usta Katsukawa Shunsho’nun atölyesine 1777’de öğrenci olarak kabul edildi. Shunsho'nun stüdyosundan ayrıldığında ve kendi kişisel sıkıntılarıyla uzun bir süre uğraştıktan sonra birkaç yıl boyunca tasarlamaya devam ettiği Katsukawa tarzında baskılar basar. Baskılarını çok ucuza satar ve aslında pek fazla rağbet göremez. Satışlarından dolayı büyük bir yoksulluk çeker. Ancak hiçbir şey hevesini kıramaz. Biraz geç olsa da “surimono” türünde resim yapmak için anlaşır. Surimono, Japon tahta oyma baskının bir türüdür. Yeni Yıl gibi özel günler için özel olarak yapılırlar.  Surimono tam anlamıyla "basılı şey" anlamına gelir. Bundan sonra hayat onun için daha kolaylaştı diyebiliriz. Pek çok baskı tasarladı ve sukimono sanatında uzmanlaştı. Büyüleyici tasarımları sayesinde gittikçe ün kazandı. 

Katsushika Hokusai



      Honnami Koetsu (M.S. 1558-1615) tarafından kurulan ve büyük Japon usta sanatçıların en seçkinleri arasında yer alan Tawaraya Sotatsu ve Ogata Korin tarafından devam eden okulun temsilcisi oldu. Birçok kitapta eserleri yayınlandı. Birçok hocası olan Hokusai, birden fazla isim kullandı ve bu nedenle döneminde farklı yazmalarda farklı imzalar attı. En sonunda doğduğu yer olan “Edo’nun kuzey stüdyosu” anlamına gelen Katsushika Hokusai ismini kullandı. 

       Büyük Dalga, Hokusai'nin 1830 ve 1833 yılları arasında yaptığı “Fuji Dağı'nın Otuz altı görüntüsü” başlıklı bir dizi baskının bir parçasıdır. Serideki bütün görüntüler Japonya’nın en yüksek dağı olan Fuji Dağı’nı gösterir. Serideki her resimde farklı mevsimler görülür. Büyük Dalga’daki Fuji Dağı, kompozisyonun ana noktası değil. Asıl dikkat çeken resmin ön kısmındaki büyük bir dalga ve biraz sonra büyük dalganın yutacağı üç balıkçı teknesidir. Ayrıca perspektifle uyumlu olarak Fuji Dağı, küçüktür ve sanki o da büyük dalga tarafından ele geçirilecekmiş gibi görünür. Büyük ihtimalle Hokusai, dağı çevrelemek için dalgaları kullanmıştır. Hokusai’nin dönüm noktası Japon halkının günlük yaşamına odaklanması olmuştur. Büyük Dalga'da da gördüğümüz Fuji Dağı kıyısı açıklarında denizle mücadele eden balıkçıların sahnesi gibi. Üç teknede toplam otuz kişi resmedilmiştir. 


Hokusai'nin yaptığı 36 Fuji Dağı görüntüsü

      Altı yaşından beri sanatla iç içe olan Hokusai, bu eserini 70 yaşında yapmıştır. Bu yaşlarında aslında sanatçı eşini kaybetmiştir ve hayatı parasal olarak da çok sıkıntılı geçmektedir. Birinin tavsiyesi ile bu seriyi yapmaya başlar. Resimde görülen üç balıkçı teknesinin kıyıya değil de dalgaların üzerine gitmesi belki de sanatçının zorluklar karşısındaki hayatını yansıtıyor olabilir. Eserlerin insanın en uç duyguları hissettiğinde ortaya çıktığını düşünüyorum. Bu en mutlu olduğunuz veya en üzgün olduğunuz dönemde olabilir. Peki, Hokusai bu resimleri para kazanmak için mi yapıyordu yoksa sadece sanatsal kaygıları için mi? Zor bir dönemden geçtiğini düşünürsek para kazanmak için yaptığı şeklinde yorumlanabilir belki ancak öylesine de yapılan resimler değildir. Elbette bir sanat kaygısı vardır yoksa bu kadar başarılı olamaz ve Avrupa sanatını da etkisi altına alamazdı. En büyük dalganın önündeki küçük dalga Fuji Dağı’na ve dalgalar da sanki bir pençeye benzemektedir. Bu eser bir kış görüntüsünü yansıtır. Bu nedenle dalgaların üzerine serpiştirilen beyaz noktalar kardır. 

      Ayrıca bahsetmek gerekirse bugün zevkle okuduğumuz Japon çizgi romanı olan “manga” kelimesini ilk bulan ve kullanan kişi Katsushika Hokusai’dir. Manga kelimesi, iki Çince karakterden oluşmaktadır. (Man: ilgisiz, ga: resim.) Manga bir eskizi olmadan hızlıca yapılmış anlamına gelir. Bu nedenle Hokusai her eserine kısa cümleler yazmıştır. Büyük Dalga’nın sol üst köşesindeki dikdörtgen kısımda “Kanagawa açıklarındaki büyük dalga” yazar ve bu yazı resmin konusunu anlatır. Yan tarafında da Hokusai, ismini değiştirmiş ve “Adını Litsu’ya çeviren Hokusai’nin fırçasından” diye yazmıştır. 


Hokusai'nin imzası

      Bahsettiğimiz resmin bir tahta baskı olduğunu söyleyelim. Bu tekniğe Ukiyo-e denilir. Ukiyo-e, Edo Dönemi'nde yapılan Japon tahta baskılarının adıdır. Ukiyo-e, "yüzen dünya" anlamına gelir ve dünyanın faniliğini, gelip geçiciliğini ifade eder.  En eski baskılar sadece siyah beyaz olarak yapılıyordu ancak daha sonra Hokusai’nin çalışmasından da anlaşılacağı gibi ek renkler eklendi. Hokusai, bir Edo dönemi sanatçısıdır. Edo dönemi (1603-1868), Japonya’nın tamamen kendi içine kapandığı yaklaşık 250 yıllık bir dönemdir. Ayrıca Çin ve Hollanda ile sadece sınırlı etkileşime izin verilmiştir. 

      1860 yılında Japonya ihracata açıldıktan sonra Batı Japonya ile tanışır ve Batı'da Japon bir görsel kültür seli oluşmaya başlar. Paris'teki 1867 Uluslararası Fuar’da Hokusai’nin çalışmaları Japon pavyonunda gösterilir.  Bu durum, Batılı izleyicilere Japon kültürünün ilk kez sunulması ve Japon sanatının büyük bir ilgi görmesine yol açmıştır. Avrupalı sanatçılar Ukiyo-e’i “Japonizm” olarak görüyorlardı. Şöyle ki ünlü ressam Claude Monet, Edgar Degas, Van Gogh ve onlar gibi izlenimci ressamlar Japon ressamın baskılarına hayran kaldı desek yalan olmaz sanırım. Hokusai’nin resimlerinde görülen sade, günlük yaşam görüntüleri, mekânların düzlüğü gibi özellikler nedeniyle gelecekteki pek çok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur. Japon baskı sanatı, zengin ve özgün bir teknik olduğu için Avrupalı sanatçıların büyük ilgisini çekmiştir. Ayrıca bir başka sanatçı Hiroshige'nin de ismini analım çünkü Van Gogh ondan sıkça ilham almıştır. 

     Müzik sanatında da etkisini göstermiştir. Ünlü besteci Claude Debussy, bu eserden etkilenerek “La Mer (Deniz)” adlı bir beste yapmış ve albüm kapağında Hokusai’nin eserini kullanmıştır. Besteyi dinlerseniz içerisinde Büyük Dalga’yı hissedebilirsiniz. Şiir sanatında da Almanya’nın ünlü lirik şiir temsilcisi Rainer Maria Rilke’nin Hokusai’den etkilenerek yazdığı “Der Berg (Dağ)” isimli şiiri bulunmaktadır. Sadece Batı mı Japonya’dan etkilendi? Hayır. Japonya’da bir batı etkisine maruz kaldı ve modernleşme sürecine girdi. Hokusai de birçok Avrupalı sanatçıdan etkilendi ve eserlerinde Avrupa tarzı perspektifi kullandı. Avrupa tarzı ile kendi kültürünü birleştirmiş, bu özelliği ile diğer çağdaş sanatçılardan kendisini ayırmıştır.


“Dağ” şiirinden birkaç dize:

Otuz altı kez ve yüz kez
Ressam dağı resmetmeye çalıştı
Üzüntüden dağıldıkça tekrar tekrar uğraştı
Otuz altı kez ve yüz kez




Claude Debussy albüm kapağı


Claude Debussy-La Mer bestesi:




      Resimdeki en önemli nokta kullanılan renktir. Prusya mavisi. Bu rengin Japonya’ya gelmesi Hollanda sayesinde oluyor. Hatırlarsanız biraz önce Japonya’nın kendi içine kapanmasından, ticareti sadece Çin ve Hollanda ile yapmasından bahsetmiştik. İşte bu sayede Hollanda’dan gelen bu renk, Hokusai’yi bölgesindeki diğer sanatçılardan ayırmıştır.



      Hokusai, bu resmi yaparken sanat yaptığı doğru ancak kendisi sanat yaptığının farkında mıydı? Bunu bilemeyiz ama tüm Avrupa’yı etkisi altına aldığı gerçektir. Tüm yaşamı boyunca 30 bini aşan eser meydana getirmiştir. Öyle ki 1849 yılında 89 yaşında ölmeden önce bana beş veya on yıl verseler gerçek bir ressam olurdum demiştir. Ondaki sanatsal zekâ hiçbir zaman kaybolmamış, sanat ruhunu hiçbir zaman kaybetmemiş ve tutkulu eserlerini tüm dünyaya yaymıştır. Hokusai tam anlamıyla Uzak Doğu’da çağdaş bir sanat oluşturmuş ve öncü olmuştur.



Üst: Vincent Van Gogh "Yağmur Altında Köprü"/ Alt: Hiroshige "Shin-Ōhashi köprüsü ve ani sağanak altında Atake"

EDO DÖNEMİNİ ANLATAN BAZI ANİME VE FİLMLER:
·       ·     House of Five Leaves
·        ·     Samurai Champloo
·        ·     Gintama (Edo döneminin sonu ve sonrası)
·        ·     Rainou (Yıldırım Ağacı)
·        ·     When the Last Sword is Drawn
·        ·     The Hidden Blade
·        ·     Hara-Kiri: Death of a Samurai (2011)


KAYNAKLAR:
Schodt, Frederik L. 1983. Manga! Manga! :The World of Japanese Comics, New York: Kodansha International: 35-92.
Kurşuncu, İpek. 2014. Zen’den Manga Ve Otaku Kültürüne Japon Sanatı Ve Boşluk Bağlamında Değerlendirilmesi, Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul.
John M. Hobson. 2015. Batı Medeniyetinin Doğulu Kökenleri, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul.
Turani, Adnan.1992. Dünya Sanat Tarihi, Remzi Kitabevi, İstanbul.
Baker,Joan Stanley.2000. Japanese Art,Thames and Hudson Ltd.,Londra.
Kıran, Hasan. 2008. Tarihsel Süreç İçerisinde Japon Baskı Sanatına Bir Bakış, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Cilt: 1, Sayı: 2, s. 147-158,Van.
Frederick W. Gookin. Color-Prints by Katsushika Hokusai, Bulletin of the Art Instıtute of Chicago (1907-1951), Vol: 24, No: 2, (Feb 1930), pp. 21-24.
http://seyahat.mynet.com/kanagawanin-buyuk-dalgasi-nasil-bu-kadar-unlu-oldu-1184888